Uzman otomatik çeviri · terim ve kaynak denetiminden geçtiArapça özgün metin

Bakara Suresi… Gizli Olanı Açığa Çıkaran Sure

İçeriden Kur’an

İçerik diliÖzgün dil: العربية
AnlatıcıTürkçe

«Bakr» yarıp açmak ve ortaya çıkarmak, «kabr» ise gizlemektir; öyleyse Kur’an’ın en uzun suresi, insanı, şeytanı, tarihi ve fesadı açığa çıkaran yasalar olarak okunabilir mi?

Kur’an-ı Kerim’in yalnızca en uzun suresi değildir; yalnızca hükümler ve teşri içeren bir sure de değildir. Derinlemesine düşünüldüğünde, adeta bir «açığa çıkarma» suresi olarak görünür: İnsanı, şeytanı, tarihi, fesadı ve gizlice yürütülenleri açığa çıkarır. Adı üzerinde düşünürsek de hayret verici bir sır buluruz.

Neden Bakara Suresi Adını Almıştır?

Arapçada «bakr» kelimesi, bir şeyi yarıp içindekini ortaya çıkarmak anlamına gelir. «Bakara’l-arda» denildiğinde, toprağı yarıp içindekini çıkarmak; «bakara batnahu» denildiğinde ise karnını yarıp içindekini ortaya çıkarmak kastedilir. Bunun karşıtı «kabr»dir; yani bir şeyi toprağın içinde gizlemek.

«Bakr» ile «kabr» arasında yalnızca bir harf vardır; fakat anlamları birbirinin karşıtıdır: Bakr ortaya çıkarmak, kabr ise gizlemektir. Burada büyük bir simgesellik belirir. Nitekim şeytanın, Bakara Suresi okunan evden uzaklaştığı rivayet edilmiştir. Sanki bu surenin okunduğu ev bir kabir değil, nurun açığa çıktığı ve gizliliğin kovulduğu bir mekân olur.

İnsan Türlerinin Açığa Çıkarılması

Sure, insanları üç gruba ayırarak başlar: Müminler, kâfirler ve münafıklar. En uzun tasvir münafıklara ayrılmıştır; çünkü kâfir açıktadır, münafık ise gizlidir. Böylece sure onu açığa çıkarmak üzere gelmiştir.

﴿وَمِنَ النَّاسِ مَن يَقُولُ آمَنَّا بِاللَّهِ وَبِالْيَوْمِ الْآخِرِ وَمَا هُم بِمُؤْمِنِينَ﴾ (İnsanlardan, inanmadıkları hâlde «Allah’a ve ahiret gününe inandık» diyenler vardır.) [البقرة: ٨]

Dolayısıyla surenin daha başından itibaren: İçte olanın açığa çıkarılması.

İnsana Karşı İlk Komplonun Açığa Çıkarılması

Ardından Âdem ve İblis kıssası gelir; burada Allah, insana karşı yürütülen savaşın kökenini açığa çıkarır. İblis, ﴿لَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ﴾ (Onların hepsini mutlaka saptıracağım) demiştir. Allah ise ﴿إِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمْ عَدُوٌّ فَاتَّخِذُوهُ عَدُوًّا﴾ (Şüphesiz şeytan sizin düşmanınızdır; siz de onu düşman edinin) buyurmuştur. Demek ki gizlice faaliyet gösteren bir düşman vardır.

Cin ve İnsan Şeytanları… Saptırma Ağı

Kur’an, mücadeleyi yalnızca cinlerle sınırlamaz; şöyle buyurur:

﴿شَيَاطِينَ الْإِنسِ وَالْجِنِّ يُوحِي بَعْضُهُمْ إِلَىٰ بَعْضٍ﴾ (İnsan ve cin şeytanları birbirlerine telkinde bulunurlar.) [الأنعام: ١١٢]

Böylece manzara şu hâli alır: İblis projenin önderidir; onun soyu vesvese ve ayartma, insan şeytanları ise yeryüzünde uygulamadır. Burada ﴿أَفَتَتَّخِذُونَهُ وَذُرِّيَّتَهُ أَوْلِيَاءَ مِن دُونِي﴾ (Şimdi beni bırakıp onu ve soyunu mu dost ediniyorsunuz?) sözünü anlarız; yani nesiller boyunca uzanan bir proje vardır.

İsrailoğullarının Fesadının Açığa Çıkarılması

Surede en geniş yer İsrailoğullarına ayrılmıştır; çünkü sure onların tarihini «yarıp açar» ve şunları ortaya çıkarır: Kitabın tahrifi, ahitlerin bozulması, peygamberlerin öldürülmesi, buzağıya tapılması, cibte ve tağuta iman edilmesi, hakikatin gizlenmesi, dünya sevgisi ve «İşittik ve isyan ettik» demeleri.

﴿أَفَكُلَّمَا جَاءَكُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوَىٰ أَنفُسُكُمُ اسْتَكْبَرْتُمْ﴾ (Size ne zaman nefislerinizin arzulamadığı bir şeyle bir elçi geldiyse büyüklük tasladınız, öyle mi?) [البقرة: ٨٧]

İnek Kıssasının Kendisi… Gizli Bir Cinayetin Açığa Çıkarılması

Kıssanın başlangıcında meçhul bir maktul vardır ve her taraf suçu diğerine yüklemektedir. Allah onlara bir inek kesmelerini emreder; ardından ﴿فَقُلْنَا اضْرِبُوهُ بِبَعْضِهَا﴾ (Bunun üzerine, «Ona ineğin bir parçasıyla vurun» dedik). Böylece maktul ayağa kalkar ve katili açığa çıkarır.

Demek ki inek, hakikati ortaya çıkarma aracıdır; sure de bu yüzden onun adıyla anılmıştır.

Mal ve Ribâ Fitnesinin Açığa Çıkarılması

Sure, ekonomik ifsadın en tehlikeli sistemlerini açığa çıkarmıştır: Ribâ, borçlar, infak, sadakalar ve zekât.

﴿يَمْحَقُ اللَّهُ الرِّبَا وَيُرْبِي الصَّدَقَاتِ﴾ (Allah ribâyı yok eder, sadakaları ise artırır.) [البقرة: ٢٧٦]

Sanki ahir zaman fesadının dayanaklarından birini açığa çıkarmaktadır.

Sihir Fitnesinin Açığa Çıkarılması

Sure, Hârût ve Mârût bağlamında da şunları açığa çıkarmıştır: Sihir, eşlerin arasını ayırma ve görünür olanı bozmak için gizli olanı kullanma.

Kutsal Toprak Mücadelesinin Açığa Çıkarılması

Kıblenin Beytülmakdis’ten Kâbe’ye çevrilmesi, yalnızca bir yön değişikliği değildir; toprak, kimlik ve seçilmişlik üzerine itikadî bir çatışmanın açığa çıkarılmasıdır.

Zafer ve Yenilginin Yasalarının Açığa Çıkarılması

Tâlût ve Câlût kıssası ise bir yasayı açığa çıkarır: İmanlı bir azınlık, fesada uğramış bir çoğunluğu yener.

Kızıl İnek, Mabet ve Ahir Zaman

Katı Yahudi dinî düşüncesinde, Yahudilerin toprağa dönüşüne, Kudüs üzerinde hâkimiyet kurulmasına, kızıl ineğin ortaya çıkmasına, onun külleriyle arınmaya, kurbanların yeniden sunulmasına, Üçüncü Mabet’in inşasına, Maşiah’ın ortaya çıkmasına, Gog ve Magog savaşına ve Kudüs’ten hükmetmeye ilişkin bir inanç vardır.

Buradaki hayret verici paradoks şudur: «İneği» Mabet projesini yeniden canlandırmanın bir aracı hâline getirenler vardır; Kur’an’da ise aynı «inek», ritüellere bağlanıp itaatin özünü terk edenlerin fesadını açığa çıkarmak üzere gelmiştir.

Günümüze Yansıtılması

«Mabet» ile bağlantılı dinî düşünceye bakıldığında, simgesel arınma ritüellerinden, Mabet’in yeniden inşasından, mesiyanik bir çağı bekleyişten ve tarihin sonunda büyük savaşlar tasavvurundan söz eden içsel bir anlayışla karşılaşılır.

Ortadoğu’nun güncel siyasal gerçekliğinde ise: Savaşın Gazze’den Lübnan, Suriye ve İran’a yayılması, Amerika Birleşik Devletleri’nin çatışmaya dâhil olması, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin tırmanması ve bunun küresel etkisi, cephelerin açık biçimde birbirine bağlanması.

Bu olaylar tek bir şeyi açığa çıkarır: Dünyadaki çatışma artık yerel alanlarla veya birbirinden ayrı karşılaşmalarla sınırlı değildir. Aksine, çıkarların, nüfuzun ve cephelerin giderek artan bir hızla kesiştiği karmaşık ve birbirine bağlı bir ağa dönüşmüştür. Öyle ki gizlice yürütülen pek çok şey, artık aleniyet kazanmaya daha yakındır.

Kur’anî perspektiften bakıldığında Kur’an, fitnenin bu yayılışını, birbirlerine telkinde bulunan «cin ve insan şeytanlarının» varlığıyla niteler. Bu, gizli ayartma ile görünür insan eyleminin iç içe geçmesine işaret eder; burada karşılıklı etki ve destek alışverişinde bulunan yanıltma ve ifsat sistemleri oluşur. Bu yayılmayla birlikte olaylar giderek daha fazla ve aşamalı biçimde açığa çıkmaya yönelir; böylece gerçek saikler görünür olur ve etkin güçler arasındaki girift ilişkiler ortaya çıkar.

Bütün Bunlar Ahir Zamanla mı Bağlantılıdır?

Tefekkürle, surenin ahir zamanda doruğa ulaşabilecek fesat örüntülerini açığa çıkardığını görürüz: Dinin tahrifi, hakikatin gizlenmesi, ribâ, sihir, toprağın tekelleştirilmesi, masumların öldürülmesi, seçilmişlik iddiası ve tağuta uyma.

Sanki mesaj şudur: Fesat doruğa ulaştığında… Allah, yeryüzünü «yarıp açan» ve içinde gizli olanı ortaya çıkaran bir olaya izin verir. Bu yüzden Bakara Suresi yalnızca okunan bir sure değil, açığa çıkaran bir suredir.

Sonuç

Bakara Suresi, sanki «açığa çıkarmanın yasalarını» sunar: İnsanın, şeytanın, tarihin, fesadın, ekonominin, çatışmanın ve gizlice yürütülenlerin açığa çıkarılması.

Buna karşılık, günümüz gerçekliğinde yaşananlar bu yasaların siyasal bir tezahürü olarak okunabilir: Dünyanın, çatışmaların gölgede yönetildiği bir aşamadan, yüzeyde açığa çıktığı bir aşamaya geçişi; ittifakların görünür olduğu, çıkarların ortaya çıktığı ve cephelerin karmaşıklaştığı bir aşamaya.